SON DAKİKA
Hava Durumu

#Doğa

SES15 - Doğa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Likya'da Yürüyüş Rotasının Mühendislik Harikası: "Delikkemer" Haber

Likya'da Yürüyüş Rotasının Mühendislik Harikası: "Delikkemer"

Helenistik dönemde yapıldığı tahmin edilen ve Roma İmparatorluğu döneminde Patara Antik Kenti'nin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan Antalya'nın Kaş ilçesindeki tarihi su yolu, ziyaretçilerini tarihin derinliklerinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Toplam 22 kilometrelik tarihi su yolunda 200 metre uzunluğunda birbirine geçmiş ortası delik taş ve dev kaya bloklardan oluşan delikkemer, tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Roma döneminin su mühendisliği harikası olarak anılan ve ters sifon sistemiyle derin vadiden suyun Patara'ya taşınmasını sağlayan delikkemer, orman ve deniz manzarasıyla turistlerin de ilgisini çekiyor. - 22 kilometreden antik kente su getirilmiş Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, AA muhabirine, su yolunun Helenistik dönemden itibaren var olduğunu, Roma İmparatoru Vespasian döneminde tadilat gördüğünü ve imparatorluğun sonuna kadar kullanıldığını belirtti. Antik dönemde Bodamya adı verilen şimdiki adı ise İslamlar olarak bilinen bölgede su kaynağının bulunduğunu ifade eden Aktaş, yaklaşık 22 kilometre uzunluğunda döşenen antik yoldan suyun Patara Antik Kenti'ne kadar ulaştırıldığını kaydetti. Suyun açık-kapalı kanallar ve kemerlerle antik kente getirildiğini dile getiren Aktaş, şunları kaydetti: "Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde Antalya'nın Side, Myra, Aspendos, Perge gibi önemli kentlerinde su yolları ve kemerleri bulunuyor. Buradaki delikkemer, yapısal olarak Anadolu arkeolojisi için çok önem arz ediyor. Vadinin çevresindeki iki tepe üzerine kurulmuş, ters sifon sistemiyle çalışan bir kemer. 190 metre uzunluğunda, 9,5 metre yüksekliğinde ve 3,5 metre genişliğinde bir yapı. Buradan akan suyun delikkemer gibi 5 tane kemerli yapının üzerinden geçip kente kadar geldiğini biliyoruz." Kente gelen suyun ana depoda tutulduğunu anlatan Aktaş, "Oradan da kentin ihtiyacı olan bölümlere naklediliyor. Su, antik dönemde de ana ihtiyaç kaynağı. Delikkemer sistemi gerçek bir mühendislik harikası. Ters sifon sistemi çok özel. Dönemin mimarisini ve mühendisliğini bize yansıtıyor. Su yolları Roma kentleri için bir ihtiyaç olduğu kadar kentin büyüklüğünü gösteren bir prestij meselesi." diye konuştu. - "Suyun rotasını takip edenler Patara Antik Kenti'ne ulaşıyor" Tarihi su yolunun turistlerin ve bölge halkının da ilgisini çektiğini kaydeden Aktaş, "Bölge halkı bu su yolunda her yıl yürüyüş düzenliyor ardından da festival düzenliyor. Antik dönemde su yolu olarak kullanılan bu rota, turistler için de bir yürüyüş rotası haline geldi. Turistler bu yolda suyun izlerini takip ederek Patara Antik Kenti'ne ulaşıyor." ifadelerini kullandı. Kente getirilen suyun liman yerleşimlerine dağıtılmak üzere kent kapısına ulaştırıldığına değinen Aktaş, şöyle devam etti: "Bu su kurşun borularla kent kapısının üzerine çıkarılıp ortadaki pencere açıklığından su perdesi olarak akıtılıyor. Kente girerken büyüleyici bir manzara eşliğinde giriyorlar. Bu, su yapısının yanı sıra aslında bir propaganda aleti. Biz de Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında, kent kapısından aslına uygun olarak yeniden su akıtmayı planlıyoruz. Antik dönemde kente gelen insanların yaşadığı duyguları kısmi olarak da günümüzde buraya gelen ziyaretçilere hem ses hem de görüntü açısından yaşatmayı planlıyoruz." - Ters sifon sistemi Aktaş, ters sifon sisteminin çalışma prensibiyle ilgili de şu bilgiyi aktardı: "Su sistemi bir vadiye ulaştığında, vadi tabanı çok geniş veya derinse ters sifon sistemi uygulanır. Vadinin başlangıcında bir su deposu inşa edilir. Burada su depolanır. Buradan köprü üzerinden borularla vadinin karşısına geçer. Burada da su depolanır. Burada önemli olan suyun geldiği depo ile karşısındaki depo arasında belli bir yükseklik farkı olmasıdır. Birleşik kaplar teorisine göre bir U borusunun kollarındaki su seviyesi aynıdır. Bir kolun seviyesi biraz düşürülüp yüksekte kalan giriş kolundan su verilirse seviye farkına bağlı olarak su akar. Delikkemer 170 metre kottan 140 metre kota suyu aktaracak şekilde inşa edilmiş."

Burası Afrika Değil Türkiye'de Bir Köy Haber

Burası Afrika Değil Türkiye'de Bir Köy

Develi ilçesinin kırsal mahallelerinden kerpiç evleriyle ünlü Zile'ye ilk kez 29 yaşında gidebilen Özkan, anne ve babasının buradaki evlerini tadilat yaptırmasıyla işlerinden arta kalan zamanlarında ata topraklarına gidip gelmeye başladı. Özellikle yaz sıcağında çok bunaltıcı olan betonarme evlerden sıkılan Özkan, eski köy evlerindeki tadı alamayınca yaptığı araştırmalar sonucu kerpiç yapının önemini anladı. Özkan, İstanbul'daki işinden arta kalan zamanlarda sık sık memleketine gelerek buradaki kerpiç kültürünün yaşatılması için girişimde bulunmaya karar verdi. Üniversitedeki akademisyenlerden ve kerpiç ustalarından da destek alan Özkan, hem köyünün mimarisini yaşatarak gelecek kuşaklara aktarmak hem de kerpiç evin önemini anlatmak amacıyla "kerpiç deneme alanı" inşa ettirmeye başladı. Proje tamamlanınca sempozyumlara ev sahipliği yapması planlanan ve çeşitli sanat atölyelerinin olacağı yaklaşık 3 bin dönümlük alandaki ilk kerpiç evin kaba inşası tamamlandı. Köyde 100'ün üzerinde kerpiç ev var Özkan, AA muhabirine, Zile'de kerpiç evlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Köyümüzde 100'ün üzerinde kerpiç ev var. Kimisi iyi, kimisi çok kötü durumda. Aslında bütün kerpiç ev sahiplerine ulaşmaya çalışıyoruz. Amacımız bu evleri korumak. Eski evlerimizi nasıl tamir edebileceğimizi, nasıl onlara bloklar ekleyeceğimizi, sıva konusunda nasıl yardımcı olabileceğimizi artık biliyoruz. Yeter ki insanlar evlerine sahip çıkmaya çalışsınlar. Burası aslında kerpiç kültürünün yaşatılacağı bir deneme alanı olacak." Kalıpların hazırlanıp, bahçedeki toprağı ve taşı kullanıp, saman ekleyerek kerpiç blokları döktüklerini anlatan Özkan, bu şekilde kerpiç yapıyı eski usule göre inşa ettiklerini dile getirdi. Özkan, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi tarafından 12-14 Eylül'de düzenlenecek 11. Uluslararası Kerpiç Konferansı'nın teknik gezisine ev sahipliği yapacak alanda geleneksel ve çağdaş kerpiç uygulamasının deneyimleneceğini söyledi. "Bu yapılar yıkıldığında yine toprağa dönüşecek" Alanda ayrıca UNESCO Türkiye Bilimsel Üyesi Prof. Dr. Bilge Işık'ın yönlendirmeleriyle, çağdaş (sıkıştırılmış toprak) kerpiç uygulamasıyla da bir yapının inşasının devam ettiğini aktaran Özkan, şunları kaydetti: "Burada her sene tekrarlanan bir kerpiç festivali, kerpiç toplantısı olabilir. Bu konuda farkındalığı arttırmak adına bunu sürdürmek istiyoruz. Burası öyle bir alan olacak. Kerpiç kültürünü burada görecekler. Aslında burası bir deneme alanı olacak. Burası zamanla herkesin kullandığı bir alana dönüşebilir. Kerpici yaşatmak istiyoruz. Aslında bu doğal bir malzeme. Bu yapılar yıkıldığında yine toprağa dönüşecek. Bir atık oluşturmuyorsunuz. Beton yok, çimento yok." Özkan, amaçlarının kerpiç kültürünün unutulmamasını sağlamak ve Zile'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesini sağlamak olduğunu sözlerine ekledi. Harita Mühendisi Murat Yıldırım da 3 bin metrekarelik alana 110 metrekarelik bir kerpiç ev inşa ettiklerini söyledi. Bu alanı inşa ederken geleneksel yöntemlere başvurduklarını anlatan Yıldırım, "Kullandığımız toprak, taş, kil, saman ve lif bitkilerinin hepsini bulunduğumuz alandan, bahçeden temin ettik." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.