
Kentte son yıllarda yağışların azalması nedeniyle bazı şelale ve akarsuların debisinde düşüş yaşanırken, bazılarının da kurumasıyla çevresindeki canlı yaşamı olumsuz etkilendi.
Az yağış alan dönemlere nispeten son iki ayda metrekareye yaklaşık 600 kilogram yağışın düşmesiyle debileri yükselen Kurşunlu, Düden ve Etler gibi şelalelerin yanı sıra daha önce kuruyan Güver Şelalesi yeşille çevrili kanyonlarda coşkuyla akmaya başladı.
Şelale ve akarsularda oluşan manzara AA ekibi tarafından dronla görüntülendi.
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Leventeli, AA muhabirine, su kaynaklarının temeli olan yağışların yeryüzüne düşerken yüzey suları, yer altı suları ve buhar olarak atmosfere karıştığını söyledi.
- "Su miktarının artmasıyla yeni şelaleler oluşabiliyor"
Yağışların tipi ve süresinin akarsu ve şelale debilerinin akışını etkilediğini belirten Leventeli, "Yağış dönemlerinde şelalelerin debileri artıyor, suları daha bulanık oluyor ve akış perdesi daha da kalınlaşıyor. Burada temel etki şelalenin doğup geldiği havzaların beslenme noktaları önemli. Kimi zaman su miktarının artmasıyla yeni şelaleler oluşabiliyor ya da kimi zaman insan müdahalesiyle mevcut şelaleler kuruyabiliyor." dedi.
Özellikle Antalya şehrinin üzerinde yayıldığı tufa denilen malzeme sayesinde çok sayıda düden ve şelaleler oluştuğunu anlatan Leventeli, birçok yüzey suyunun kilometrelerce yer altından geçebildiğini, bunun en güzel örneğinin ise Düden Şelalesi olduğunu dile getirdi.
Leventeli, yağışların şiddetli olmasından dolayı yer üstü sularının debisinde artış yaşandığını vurgulayarak, şelale, düden ve su kuyularına bakıldığında ani yükselmelerin görüldüğünü kaydetti.
Şiddetli yağışlardan ziyade mümkünse uzun döneme yayılan yağışların tercih edildiğine işaret eden Leventeli, "Özellikle kar niteliğindeki yağışlar yer altı sularını besleyecektir, bu da bir nebze olsun su sıkıntımıza ilaç olacaktır. Burada kısa süreli yağışlardan çok medet ummuyoruz." diye konuştu.
Leventeli, kısa süreli şiddetli yağışlarla debisi yükselen şelaleler yerine uzun döneme yayılan ve mümkünse kar şeklinde gerçekleşen yağışların yer altı su sistemini daha sağlıklı beslediğini ifade etti.